Osmanlı Olsaydı Futbol Nasıl Olurdu?

Varsayalım ki Vahdettin yönetimi büyük önder Mustafa Kemal Atatürk'e devretti ve Osmanlı yıkılmadan Cumhuriyet ve Hilafet devam etti. Futbol nasıl olurdu? Aydın Taş ve Burak İnan sizler için kaleme aldı.

Futbol.net.tr

Osmanlı Olsaydı Futbol Nasıl Olurdu?

 

 

Türk Futbol Kulüpleri ile ilgili bilinen bir şey aslında gözardı ediliyor. Bazı kulüplerimiz Türkiye Cumhuriyeti'nden de eskidir. Günümüzde hala var olan ilk futbol kulübü Galatasaray 1905 yılında, Fenerbahçe 1907, futbol dalında 1910'da faaliyet göstermeye başlayan Beşiktaş Jimnastik Kulübü ise 1903 yılında kuruldular. İstanbul'un bu üç güzide kulübü, Osmanlı İmparatorluğu'nun, Türkiye Cumhuriyeti'ne birer mirası...

 

Osmanlı'dan Türkiye'ye miras kalan futbol kulüpleri, sadece bu İstanbul takımları ile de sınırlı değildi elbette. İzmir'de Karşıyaka Spor Kulübü 1912, Altay İzmir 1914'de ve 1910 yılında İstanbul'da “Turan Sanatkarangücü” olarak kurulup daha sonra Ankara'ya geçen Ankaragücü'de Osmanlı kulüpleridir.

 

Eh... Konuya girişimizden anlaşılacağı üzere bu yazıda Osmanlı'da Türk futbolunu ele alacağız. Ama nasıl? İşin bu kısmında biraz fantezi, biraz gönderme, biraz uhde ve biraz da latife yapacağız... Haydi başlayalım o zaman...

 

 

1. Dünya Savaşı'ndan mağlup ayrılan Osmanlı İmparatorluğu, son çare olarak Ankara'daki Hükümeti görmektedir. Yusuf İzzettin Efendi'nin suikastle şehit edilmesinin ardından, 1. Varis olarak Saltanata oturur. Kendisini böyle bir göreve hazırlmadığını sık sık ima eden 5. Mehmet Vahidettin, Mustafa Kemal Paşa'ya Başkumandalığı ve ülkenin  idaresini teklif eder. Öyle ki, savaştan sonra da kendisi İstanbul'da sadece temsili Hanedanı olarak kalacağını, ülkenin bundan böyle Ankara'dan idare edileceğini ve bunun için her türlü yardım ve desteği hazır olduğunu teklif eder. Mustafa Kemal Paşa bu teklifi silah arkadaşlarınında onaylaması halinde kabul edeceğini belirterek, Büyük Millet Meclisi'ne götürür. Teklif büyük çoğunlukla kabul edilir. 5. Mehmet bunun üzerine bir Ferman yayınlayarak, Osmanlı'nın fiili idaresinin bundan böyle Ankara Hükümeti'nin Başkanı Mustafa Kemal Paşa'da olduğunu ilan eder. Mustafa Kemal Paşa, kısa sürede daha güçlü bir ordu toparlar ve Hurç hareketine girişir.Yirminci yüzyıl başında kaybedilmiş toprakların önemli bir kesimi geri alınır. Selanik, Manastır, Prizren, Plevne, Batum, Bakü, Musul, Kerkük, Kut, Bağdat, Kudüs, Şam, Girit, Kıbrıs ve Hicaz tekrar İmpratorluk sınırlarına girer.

 

 

Savaşın ardından, 5. Mehmet sözünü tutar ve bir ferman daha yayınlayarak, artık idare Ankara'da olduğunu ve kendisinin sadece Hanedanı temsil yetkisiyle İstanbul da olacağını belirtir. Ankara'daki Meclis, “Devlet-i Âliye-yi Osmâniyye” olan İmparatorluğun resmi adını “Devlet-i Âliye-yi Türkiye”, Meclisin adını “Türkiye Büyük Millet Meclisi” ve Devlet Başkanı'nıda Mustafa Kemal Paşa olarak ilan eder. İttihat ve Terrakki Fırkası yasaklanır. “Yurtta sulh, cihanda sulh” prensibi benimsenerek, çeşitli barış antlaşmaları düzenlenir. Mustafa Kemal Paşa  modernleşme, iktisadi ve eğitim alanlarına büyük önem vererek, halkın refah düzeyini yükseltecek faaliyetlerine hız verir. Bu çerçevede halkın çeşitli sosyal aktiviteleri artmaktadır. Ama halkın en fazla rağbet gösterdiği ise kuşkusuz Futbol'dur.

 

Halkın futbola olan ilgisi sonucunda Türkiye Futbol Teşkilatı kurulur ve futbol kulüplerinin kurulmasını teşvik edici yasalar düzenlenir. Kısa sürede bir çok şehirde, yerel halktan gücünü alan bir çok güçlü kulüpler kurularak, yerel şampiyonalar düzenlenir. Aynı şehrin takımları arasındaki derbi maçları nefes keser... Mustafa Kemal Paşa, müsabakaların yurt geneline yayılması için yeni bir yasa emrini verir. Türkiye Futbol Teşkilatı, Federasyona dönüşür ve 20 takımlı “Süper Milli Küme” kurulur.

 

Galatasaray, Fenerbahçe ve Beşiktaş'ın ardından Süper Küme'ye 2 takım daha katılır. Bunlardan biri Deniz Kuvvetleri Komutanlığı tarafından kurulan Türk Levendleri Futbol Kulübü'dür. Daha çok Leventler olarak zikredilen bu kulüp, maçlarını bir Kalyonu andıran Haliç'teki Kaptan-ı Derya Barbaros Hayrettin Paşa Stadı'nda yapmaktaydı. Lacivert ve gökmavili renkleri olan Levendlerin, “Tayfalar” ve “Forsalar” adında iki fanatik taraftar grubu vardır. Bir diğer İstanbul takımı ise Teşkilat-ı Mahsusa'dı.Siyah ve gri renkli kulüp Harbiye'den sonra en organize taraftara sahip. Kulüp maçlarını maçlarını bugün Kulübün kurucusu Kuşçubaşı Eşref Sencer'ın ismini taşıyan Kuşçubaşı Stadı'nda yapmakta. Süper Küme'de yer alan 5 İstanbul takımı arasındaki derbi maçları dünya spor medyasının sürekli gündeminde yer alıyor. Galatasaray-Fenerbahçe derbisinin yanısıra Levendler - Teşkilat-ı Mahsusa maçları derbi maçları listesinde ilk beşte gösteriliyor.

 

İzmir'de Altay ve Karşıyaka'ya ciddi rakip olarak Kuvva-i Milliye Kulübü kuruldu.Kuvvacılar adından taraftar grubu bulunan kulübün stadı ise Hasan Tahsin İlk Kurşun Stadı. İzmir Konak'ta yer alan bu stad, Alsancak Stadına yakınlığından ötürü yapımı sırasında tartışmalara yol açmış, ancak Mustafa Kemal Paşa'nın, Hasan Tahsin'in anısının yaşatılmasından yana tavır almasından dolayı stad Konak'a yapılmıştır. Kulübün renkleri kırmızı ve beyazdır.

 

 

İstanbul kulüplerinin başını en çok ağrıtan takımlardan biride hiç şüphesiz sarı ve siyah renkli Biperva Selanik Spor Kulübü. İlk başlarda Selanik Spor Kulübü olan isim, şampiyonluğa oynayan İstanbul takımlarına, daha az ekonomik imkanları olmasına rağmen, şok mağlubiyetler yaşatmasından ötürü “korkmadan, çekinmeden” anlamına gelen Biperva eklenmiştir. Kulübün kurulmasında, Kurutluş Savaşına katılmış Selanikli üst rütbeli komutanlardan Mehmet Nuri Conker ve İbrahim Refet Bele katkıda bulunmuş ve Bele kulübün ilk başkanı olmuştur. Biperva Selanik maçlarına Zübeyde Hanım Stadı'nda çıkmaktadır.

 

Balkanlardaki bir diğer önemli takım ise Kosova Futbol Kulübü'dür. Kırmısı-siyahlı kulüp Türk ve Arnavut müslümanlar tarafından, Kurtuluş Savaşı komutanlarından Cafer Tayyar Eğilmez'in öncülüğünde kuruldu. Maçlarını Prizren kentindeki İsa Bey Stadı'nda yapan Kosova FK, taraftarlarının sürekli olay çıkarmasıyla meşhur olmuştur. En büyük rakipleri ise Manastır İdadigücü'dür, özellikle bu takımla yapılan maçlarda özel güvenlik önlemleri alınmaktadır.

 

Manastır İdadigücü ise neredeyse her sezon Süper Küme'nin en genç kadrosuna sahip olmuştur. Bir Lise takımı olan Manastır, Kurtuluş Savaşı'na katılan ve siyasette yer alan komutanlardan Ahmet Naci Eldeniz, Süleyman Sabri, Mehmet Kâzım Dirik, Mehmet Suphi Kula çabalarıyla kurulmuştur. Takım Türkler'in yanısıra Makedonlar tarafından da desteklenmekte. Kulübün maçlarını Vardar Stadı'nda yapmakta.

 

Plevne Müdafagücü, Süper Küme tarihi boyunca maçlarda az gol atıp az gol yiyen takım olarak tarihte yer almıştır. Süper Küme'nin Müdafası ile ünlü ekibi, maçlarının yarısından fazlasını 0-0 olarak bitirmiştir. Hiç şampiyonluk yaşayaman kulüp, Süper Küme'den de hiç düşmemiştir. Plevne'de Gazi Osman Paşa Stadı'nda oynanan maçlarda tribünler tek bir ağızdan hiç susmadan “Tuna Nehri akman diyor” türküsü ile takımlarına destek veriyorlar.

 

 

Ankara Başkent olduğu tarihlerde şehirde hiçbir futbol takımı bulunmuyordu. Daha önce İstanbul Zeytinburnu'nda kurulan Turan Sanatkarangücü oyuncuları, mücadele yıllarında Ankara'ya gelmişlerdi. Ankara'nın Başkent olmasının ardından Kulüp faaliyetine buradan devam etme kararı aldı ve kulübün adı Ankaragücü olarak değişti. Maçlarına 19 Mayıs Stadın'da çıkan sarı-lacivert renkli kulübün en dişli rakibi ise Harbiye. 

 

 

Ankara'da sadece bir futbol kulübünün olmasının bir eksikliği olduğunu düşünen Mustafa Kemal Paşa, konuyu Genelkurmay Başkanı Fevzi Paşa'ya açar ve Ordu'nunda bir takım kurmasını önerir. Bunun üzerine Fevzi Paşa, subaylardan ve askerliğini yapmakta olan futbolculardan bir takım kurulmasını emreder. Ancak buna diğer kulüpler itiraz eder, askerliğini yapmakta olan kendi futbolcularının bedelsiz olarak Harbiye'de oynamalarının FIFA kurallarına aykırı olduğu tezini savunurlar. Altay'ın fahri başkanı Fahrettin Paşa, Harbiye takımının, kendi mali yapısına kavuşmasını için vakıf takımı olmasını teklif eder ve bu görüş kabul edilir. Ki Vakıf yapısına bürünen kulüp kısa zamanda alınan bağışlar ile büyük bir kaynağa sahip olur. Şampiyonluk yarışlarında İstanbul kulüplerine kök söktüren Harbiye, Süper Küme “Fair-Play” ödülünüde aralıksız sahibi. Çünkü Harbiyeli futbolcuların, yeni bir emre kadar kırmızı kart görmeleri yasak. Harbiye'liler maçlara kamuflajlı formalarla çıkmasıyla da meşhur.

Süper Küme'de üç ayrı şehirde maçlara çıkan iki takım yer alıyor. Bunlardan bir tanesi Elviye-i Selase. Bu kulüp Batum, Kars ve Ardahan şehirlerinin ortak takımı. Halit Karsıalan Paşa'nın bölgedeki halkın birliğini sağlamak amacıyla kurulmasına öncülük ettiği kulüptür. Yeşil-Sarı renklerine sahip Kulüp kendi evinde oynayacağı maçlarını sırasıyla bu şehirlerde oynamaktadır. Bir seferinde Fenerbahçe'nin Ardahan yerine Batum'a gitmesinden dolayı, maç oynanamamış ve Fenerbahçe hükmen 3-0 mağlup sayılarak averajla şampiyonluktan olmuştur. Fenerbahçe duruma itiraz etmişsede durum değişmemiştir. Fenerbahçeliler kendilerini o yılın şampiyonu olarak saymaktadırlar.

 

Doğunun en etkili takımlarının başında ise hiç şüphesiz Kerkük Türkmen Ocağı geliyor. Bölgede yoğun  yaşayan Türkmenlerin tam desteğini alan kulüp, bölgede petrolünde çıkartılmasının ardından ekonomik olarak da rahatladı. Gökyurt Stadı'nın tamamlanmasının ardından maçlarına burada çıkan kulübün renkleri ise gökmavisi ile beyaz renklerinden oluşuyor. Türkmen Ocağı'nın Bağdat Humbaracı İdman Yurdu, Müslüman Kudüs maçları oldukça çekişmeli geçiyor.

 

 

Bağdat Humbaracı İdman Ocağı, Süper Küme'nin asansör olarak tabir edilen takımlarından. Bir sezon oynadıktan sonra bir alt kümeye düşen kulüp ertesi sene tekrar Süper Küme'ye yükseliyor. Araplar tarafından kurulan sarı ve kahverengili kulüp, israflardan dolayı maddi zorluklarla da boğuşuyor. Humbaracı İdman Ocağı yönetimi, Bağdat'ın merkezinde yer alan Genç Osman Stadı'nda, her maçta binlerce havai fişek attırıyor.

 

Filistin Kudüs Spor Kulübü'de, Hanedanlığın, Kudüs şehrinde farklı dinlere mensup halkın kaynaşması için kurulmasını önermesiyle kurulmuştur. Renkleri yeşil, kırmızı ve mavidir. Süper Küme'nin iddiasız takımlarındandır. 

 

Elviye-i Selase gibi maçlarını 3 ayrı şehirde oynayan bir diğer takım da, Kıbrıs Türk Mukavemet Teşkilatı'dır. Maçlarına adanın 3 büyük şehri Lefkoşe, Gazimagosa ve Girne'de çıkan kulübün renkleri kırmızı ve beyaz.Kısaca TMT olarak anılan kulübün Volkan adlı taraftar grubu meşhurdur.

 

Süper Küme'de bir dönem fırtına gibi esen bordo mavili Trabzon Sipahileri Spor Kulübü'de kendinden epeyce söz ettirmiş bir kulüptür. Karadeniz Fırtınası olarak bilinir. Fanatik taraftarı dolayısıyla, İstanbul takımlarıın en zorlu deplasmanları arasında yer alır.

 

Eskişehir Tayyaregücü'de Levendler ve Harbiye'den sonra kurulmuş olan üçüncü asker kökenli kulüptür. Hava Kuvvetleri Komutanı, Deniz Kuvvetleri ile Kara Kuvvetleri'nin futbol takımları olması üzerine, talimat vererek kulübün öncülüğünü yapmıştır. Kırmızı siyahlı Tayyaregücü, maçları Eskişehir Hava Meydan Sahası'nda yapmakta.

 

Süper Küme'de mücadele eden takımlar arasında ayrıca: Beşiktaş'ın belalısı, Milli Küme'yi bir kez kazanan yeşil beyazlı Bursa Akıncıları,  Samsun 19 Mayıs Spor Kulübü, Malatya Battalgazi Spor Kulübü, Gaziantep Şahinbey Spor Kulübü, Adana Pamukspor, Kayseri Esnaf ve Sanaatkarlar Spor Kulübü, Konya Kartalı gibi kulüplerde zaman zaman başarı için uğraşmış milli kümede üst sıralara oynamışlardır. Ancak diğer kulüpler kadar sürekli olarak başarılı oldukları söylenemez. 

 

 

Türkiye Futbol Federasyonu,  Süper Küme dışında, ayrıca 3 kupa düzenlemektedir. Bunlardan bir tanesi amatör kulüpler dahil  tüm takımların katılabildiği Devlet Başkanlığı Kupası, bir tanesi de sadece Süper Küme ve Birinci Küme takımlarının katılabildiği Hanedanlık kupasıdır. Diğer kupa ise Süper Küme'yi, Devlet Başkanlığı Kupası'nı ve Hanedanlık Kupası'nı kazanan takımları arasında gerçekleşen FUTBOL.NET.TR Kupası'dır.

 

 

Burada artık noktayı koyalım. Yoksa bu hızla Şampiyonlar Ligi, Dünya Kupası'na gelecek konu. Tamam hayal ürünü bir hikayede biraz fantezi, biraz gönderme, biraz uhde ve biraz da latife yaptık Gözümüzden kaçan il ve takımlar varsa affola...

 

Aydın TAŞ

Burak İNAN

 

 

 

Facebook sayfamızı beğenin, takipte kalın...

Yorumlar